Bilginin Adresi Homepage
Forum Home Forum Home > Yaşama Dair > Eğitim Dünyası > Genel Kültür
  New Posts New Posts
  FAQ FAQ  Forum Search   Register Register  Login Login

REKLAM ALANI

El dokuma Konya Kilim, Kayseri Kilim, Antik Milas Halı, Antik Yörük Kilim, Hint Kilim

Konya Kilimleri Kayseri Kimleri Yörük İran ve Antika Kilimler Hint Kilimleri

Yeni ve 2. El İnşaat Yapı Malzemeleri

Masa iskele, Beton Paspayı, Kalıpaltı iskele, Güvenlikli iskele

Fayer İnşaat Ergenekon İnşaat


Mimar Sinan'dan 400 yıl sonrasına bir mektup

 Post Reply Post Reply
Author
Message
invertor View Drop Down
Security Professional
Security Professional
Avatar
İnventor

Joined: 18-01-2008
Status: Offline
Points: 3328
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote invertor Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Topic: Mimar Sinan'dan 400 yıl sonrasına bir mektup
    Posted: 28-03-2009 at 18:33

 

 

Mimar SİNAN ve eserlerinden biri olan Şehsadebaşı Cami ile ilgili bir anı.
Bir Mimar Sinan eseri olan Sehzadebaşı Cami’nin 1990′li yıllarda devam eden
restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin
restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı şöyle anlatıyor;


Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki
kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında
bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik
olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer
insaasi ile ilgili pratiğimiz yoktu.
Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık.
sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra
kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve
yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık. Kalıbı söktük sökmeye
kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle
iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş
bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kağıt vardı.
Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir
uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı.
Şunları söylüyordu. “Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir.
Bu müddet zarfında bu taslar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek
isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden
bu kemeri nasıl yeniden insaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İste bu
mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum.”
Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları
Anadolu’nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor
ve ayrıntılı bir bicimde kemerin insaasini anlatıyordu.
Bu mektup bir insanin, yaptığı isin kalıcı olması için gösterebileceği
çabanın insan üstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern cağın
insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin
değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kağıt ve mürekkep kullanması
gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler
de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi
gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene
sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur. 

 



Edited by invertor - 28-03-2009 at 18:39
Back to Top
 Post Reply Post Reply
  Share Topic   

Forum Jump Forum Permissions View Drop Down



This page was generated in 0.078 seconds.