Bilginin Adresi Homepage
Forum Home Forum Home > Yaşama Dair > Eğitim Dünyası > Felsefe ve Psikoloji
  New Posts New Posts
  FAQ FAQ  Forum Search   Register Register  Login Login

REKLAM ALANI

El dokuma Konya Kilim, Kayseri Kilim, Antik Milas Halı, Antik Yörük Kilim, Hint Kilim

Konya Kilimleri Kayseri Kimleri Yörük İran ve Antika Kilimler Hint Kilimleri

Yeni ve 2. El İnşaat Yapı Malzemeleri

Masa iskele, Beton Paspayı, Kalıpaltı iskele, Güvenlikli iskele

Fayer İnşaat Ergenekon İnşaat


İnsan Bilgisi ve Türleri

 Post Reply Post Reply
Author
Message
GOLDMAN View Drop Down
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Avatar

Joined: 08-03-2006
Location: Türkiye
Status: Offline
Points: 895
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote GOLDMAN Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Topic: İnsan Bilgisi ve Türleri
    Posted: 14-03-2006 at 22:01
İnsan Bilgisi ve Türleri

Bilgi; bilenle ( Özne / suje ) bilinen ( Nesne / obje ) arasında kurulan bağ sonucu açığa çıkan üründür. Felsefe bilgi konu olunca öncelikle ve genel olarak insan bilgisini konu edinir. Bu açıdan bilen insandır. Bilinen ise insan çevreleyen diğer tüm varlıklardır. Hatta insanın kendisi de çoğu kere insan bilgisinin nesnesini oluşturur. Bilgi sürecinde bilenle bilinen arasında kurulan bağ (bilgi aktı) bilgiyi önemli ölçüde etkiler. Bilginin kaynağını oluşturan bu ilişkiler yumağı; bilginin doğruluk değerini etkiler.


İnsan bilgiye ulaşırken; duyum süreci, deneyim, akıl, inanç, sezgi gibi bilgi bağlarını kullanır. Her bağ farklı bilgiler oluşmasını sağlar. İnsan bilgisi farklı sınıflara ayrılabilir. Birbirlerine benzeyen ve ayrışan yanları bulunan bilgi türleri şunlardır:

Gündelik bilgi

Yaşantılardan elde edilen pratik bilgilerin genel adıdır. İnsan yaşamını kolaylaştıran ve sürdüren bu bilgi türü; sahip olduğumuz en eski bilgi çeşididir. Yaşamı kolaylaştırmanın ötesinde; onu olanaklı da kılan gündelik bilginin kaynağı yaşantının bizatihi kendisidir. Deneyimlerden, yaşantılardan doğar ve genellikle de duyum sürecine dayanırlar. Yaşadığımız fiziksel çevreden olduğu kadar toplumsal çevreden de etkilenen gündelik bilgi bu açıdan kültürel farklılıklar taşır. Hatta giderek herkese göre farklılıklar taşır; çünkü herkesin deyimleri, yaşantıları ve bunun ötesinde de hayattan beklentileri faydası, çıkarı birbirinden ayrıdır. Herkesin üzerinde anlaşabileceği tek bir doğru bulmak olanaksızdır. Bu nedenle de gündelik bilgiler felsefenin ana konusunu oluşturmazlar.

Gündelik bilginin elde edilmesinde izlenen yol yani YÖNTEM de daha çok andırım (analoji) türü olmasına karşın; kültüre hatta bireylere göre ayrılıklar gösterir. Gündelik bilgiye ulaşmamıza yarayan genel-geçer tek bir yöntem yoktur. Çok ve farklı yöntemlerle elde edilen gündelik bilgi için; bu yöntem çokluğu nedeni ile bazı düşünürler; yöntemsiz bilgidir diye söz edeler. Oysa daha doğru bir biçimde ifade edecek olursak; gündelik bilgiye ulaşmak için çok farklı yöntemler vardır, ve bu yöntemlerden her biri kendine göre doğrudur.

Gündelik bilgi; az çok nesnellik taşır. Çünkü insan yaşamını sürdürebilmek için doğaya uygun bilgiler edinmek durumundadır. Ancak bu bilgiler, bireysel yaşantılara dayandıkları içindir ki zorunlu değildirler. Ancak yine de bu bilgilerde az-çok neden-sonuç ilişkileri bulunur. Ama zorunluluk ve ölçü yoktur.

Gündelik bilgilerin konuları yaşamın her alanına ait ve genellikli de rastlantısal olmamın yanı sıra birbiri ile uyumlu olmak zorunda da değildirler. Hatta derin çelişkiler bile taşıyabilirler. Bu nedenle de DÜZENSİZ bilgiler olarak da adlandırılırlar.

Tüm bu olanaksızlıklarına karşın gündelik bilgiler; binlerce yıl teknik bilgiye kaynaklık etmişlerdir. Hatta hem geçmişte hem de günümüzde gündelik bilgilerin diğer bilgi türlerini etkilediklerini veya kaynaklık ettiklerini de gözlemleyebiliriz.

ÖZETLE:

Yaşantılardan, deneyimlerden doğar

Duyuma ve algılara dayanır

Yaşamı kolaylaştırır hatta olanaklı kılar

Görelidir; kültürden kültüre ve hatta bireylere göre değişir

Analojiktir (andırım)

Farklı yöntemlerle elde edilir, genel bir yöntem yoktur

Az-çok nedensellik taşır, zorunluluk yoktur.

Sistematik değildir, konu bütünlüğü ve mantıki tutarlılık olmayabilir

Kendinden farklı bilgi türlerine kaynaklık edebilirler

Din bilgisi

Bilenle bilinen arasındaki bağın; bu iki unsurun dışında aşkın bir varlığa olan itikatla, inançla kurulan bilgi türüdür. Fiziki yasaların ötesinde bir yaklaşım olduğu için metafizik (Fizikötesi) bilgiler olarak da değerlendirilirler. Din bilgisinin temel mantığı; evreni ve beni yaratan aşkın varlık ( genellikle tanrı ) en doğru bilgiye sahiptir. “O halde doğru bilgi için onu dinlemeliyim, ona yönelmeliyim.” düşüncesinden kaynaklanır.

İnanç esasına dayanan din bilgisi dogmatiktir. Yani inaklar, tartışılmaz, kendilerinden kuşku duyulamaz. Bu açıdan din bilgileri mutlaktır. Ancak mutlaklık o inanç sistemine inanlar arasındadır. Bir başka inanç nüansı için yine ve ancak kendi inançları mutlaktır. Değişmez, tartışılmazdır. Bu açıdan bakıldığında; tüm mutlaklık iddialarına karşın din bilgisi de görelidir.

Din bilgisinin doğruluk değeri; doğa uygunlukta aranmaz. Doğa din bilgisine uymuyorsa, yanlış bilgide değil doğadadır.

Din bilgisi; sistematiktir. Dünyaya özgün bir bakıştır. Kendi içinde mantıki bir tutarlılık taşımaktadır. Ayrıca da düzenleyici, yaptırımcı bir güce sahiptir. Genellikle örgütlüdür. Şöyle ki:

Din temel olarak üç ana unsurdan oluşmaktadır.

1 . İnançlar: Aşkın varlık ve evrene ait temel inaklar vardır. Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır. İnançlar sistemi dinin en statik en mutlak bilgilerini oluşturur. Aynı dine ait mezhep arasında bile genel bir uzlaşı söz konusudur.

2 . İbadetler : Aşkın varlığa karşı kulluk görevinin yerine getirilmesi için yapılması gerekenlerdir. Aynı mezhep ve tarikatlar bazında mutlak olan ibadet bilgileri, farklı tarikat ve mezheplerde çelişen davranışlar bile içerebilmektedir. Bunun da ötesinde zaman içinde de ibadetlere ilişkin değişiklikler söz konusu olabilmektedir. Yani din bilgisinin az çok mutlaklık içeren ama aynı ölçü de değişebilen kesimidirler.

3 . Hukuk ve ahlak kuralları: Aşkın varlığa inanmanın, ona ibadetin yanı sıra dinler; insanlara kendi kurallarına göre bir toplumsal düzen (hukuk) ve vicdani tavır (ahlak) önerirler. Hatta önermekle de kalmaz bunu yaşama geçirmek için zorlayıcı da olurlar. Hukuk ve ahlaka ait bilgiler din bilgileri içinde en az mutlak olanlardır. Çünkü din yaygınlaştığı ölçüde farklı toplumsal kültürlerin etkisiyle, farklı yaşam biçimlerine dönüşür. Hem yer hem de zamana göre değişerek mutlak olmaktan uzaklaşırlar.

Özellikle de günümüz laik toplumlarında din bir yaşam biçimi olmaktan çok vicdan olayı biçimine dönüşerek tanrı ile insan arasında bir ilişki ve bilgi biçimine dönüşmüştür.

ÖZETLE

İnanca dayanır

Dogmatiktir

Sistematiktir

Doğaya uygunluk aranmaz

Mutlaktır. Ancak değişmez değil tersine görelidir.

Teknik bilgi

İnsan doğayı değiştirirken alet yapar ve kullanır. Alet ve avadanlık yapmak için gerekli bilgi teknik bilgidir. Adını “beceri” anlamına gelen yunanca “techne-tekne” sözcüğünden almaktadır.

Teknik bilgi somut varlık alanına ait bilgidir. Özellikle başlangıç döneminde Teknik bilgi Gündelik bilgiye dayanmaktadır. Günümüzde ise gelişmiş toplumlarda tamamen bilimsel bilginin bir uygulama alanı biçimindedir. Bu nedenle de Bilim ve Teknik birbirinden ayrılmaz bir bütünlük içerisindedir. Hatta toplumların gelişmişlik düzeylerine ilişkin önemli bir ölçüdür.

Teknik bilgi yaşantılar ve deneyimlerden çok akla ve düşünceye dayanır. Teknik yaratıcı insan aklının ürünüdür. Bir anlamda da teorik bilgilerin somutlaşmasıdır. İnsanlığın ortak değerleri arasında yer alır. Yani evrenseldir.

Amacı ürettiği alet ve avadanlıklarla doğayı insan lehine değiştirmek ve insanı daha iyi yaşatmak olan teknik bilgi; çoğu kere hayatı zorlaştırır bir nitelik taşıyabilmektedir. Teknik ya doğrudan insanı imha etmeye yönelik silah teknolojisi biçiminde ya da yarattığı pek çok çevre sorunu ile insanın önünü açmak şöyle dursun insanlığın geleceğini tehdit eder durumlara bile neden olmaktadır.

Teknik bilgi tarihsel süreç içerisinde üç farklı aşama geçirmiştir. 1) Alet teknolojisi, 2) Makine teknolojisi ve 3) Otomasyon teknolojisi.

Sanat bilgisi

Teknik gibi sanatta insanın doğada olmayan bir şeyi yaratması, üretmesidir. Ancak teknikte amaç insan yaşamını kolaylaştırmak iken, sanatın böyle pratik bir amacı yoktur. Sanat üretiminin amacı “güzel” ve estetik hazdır.

Sanat bilgisine ulaşılırken akıl, düşünme gibi bilgi aktlarının yanı sıra düş gücü, sezgi gibi bağlar da kullanılır.

Sanat bilgisi düşe hayale geniş yer verdiği içindir ki; sanat bilgisinin doğa uygunluğu zorunlu değildir. Sanatın objelere ilişkin ille de doğu bilgiler verme gibi bir amacı yoktur.

Sanat bilgisi yaratıcı insan akılının ürünüdür. Bu açıdan öznel ve özgün bir üründür. Teklik onun en belirgin özelliğidir. Aynı sanatçı bile farklı zamanlarda aynı objeyi farklı bir tavırla ele alıp farlı yorumlara ulaşır.

Sanat bilgisi farklı araçlarla ifade edilebilir. Bu da aynı temaların farklı malzemelerle işlendiği çok farklı sanat alanlarının doğmasına neden olur. Resim, müzik, heykel, edebiyat, sinema, mimari, tiyatro gibi pek çok sanat dalları vardır.

Bilimsel bilgi

Sınırları önceden belirlenmiş bir alanda, bilmek amacı ile genel geçer bilgilere ulaşmak için sistemli olarak, belli bir yöntemle elde edilen bilgilerdir.

Bilimlerin özelliklerini ve yöntemlerini daha açık görebilmek için öncelikle farklarını bilmek gerekmektedir. Çünkü hem konu hem de yöntem açısından birbirinden oldukça farklı bilimsel alanlar bulunmaktadır.
Back to Top
 Post Reply Post Reply
  Share Topic   

Forum Jump Forum Permissions View Drop Down



This page was generated in 0.094 seconds.